Copy
 
Euler Hermes’ten Haberler
Değerli İş Ortağımız,

Euler Hermes olarak, sizinle güncel ekonomik araştırma ve değerlendirmelerimizi paylaşmak isteriz.

Öncelikle, Euler Hermes Baş Ekonomisti Ludovic Subran, Donald Trump’ın ABD seçimlerini kazanması sonrasında dünya ekonomisini değerlendirerek Trump’ın ABD’ye ihracat yapmak isteyen şirketler için kötü haber olduğu ve korumacı ölçüleri artıracağı konularına dikkat çekti.

Subran, “Ticari Güç Zayıflıyor” başlıklı, herkesin kalbinde taht kuran Yıldız Savaşları filmlerine
  gönderme yapan Ekonomik Görünüm raporumuzu ise her şirketin güvenli ticaret yapması gerektiğine dair bir hatırlatma olarak görüyor. Subran’ın yakıştırmasına göre, “Yoda’nın da gibi, ‘Yap. Ya da yapma. (Ticarette) denemek diye bir şey yok.’” Raporda, ticaretin son yıllarda hayal kırıklığına uğratan bir performans göstermesinin nedenlerinin yanı sıra, faydalanılabilecek avantajlar da yer alıyor.

Son olarak da yılsonu yaklaşırken global ekonominin 2016 performansını değerlendirdik ve 2017’ye yönelik öngörülerimizi paylaştık.

Saygılarımızla,
Trump, ABD’ye ihracat yapmak isteyenler için kötü haber
Euler Hermes Baş Ekonomisti Ludovic Subran, Donald Trump’ın ABD seçimlerini kazanması sonrasında dünya ekonomisini değerlendirdi. Analizlerimize göre global büyüme 2016’da %2,4 ile en düşük seviyede seyredecek. 2017’de ise ABD ve gelişmekte olan pazarlar sayesinde yükseliş kaydetmesine rağmen global büyüme üst üste 7’nci kez %3’ün altında kalacak.

Euler Hermes Baş Ekonomisti Ludovic Subran, ABD seçimlerinin sonuçlarını şu şekilde değerlendirdi: “Finansal piyasalar, Donal Trump’ın seçimleri kazanmasına güçlü tepki verdi. Borsa, vergi indirimleri, artan harcamalar ve serbestleşmeyi ekonomik büyüme açısından olumlu unsurlar olarak görerek güçlü bir yükseliş kaydetti. Tahvil piyasası ise bu planları ve önerilen gümrük vergilerini enflasyona yol açacak unsurlar olarak gördüğünden düşüşe geçti. Her iki taraf da aşırı tepki vermiş olabilir. Bakanlar kurulu, ihtilaflı ve geleneksel seçimlerin karışımıyla kuruluyor. Seçilen başkan, daha şimdiden kampanya sürecinde verdiği sözleri yumuşatıyor ve ajandasının tamamını uygulamaya alamayacak.”

2017 yılında, yatırımcıların reflasyona dikkat etmesi gerek.

Trump’ın yönetime gelmesi, Trans Pasifik Ortaklığı ve Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı gibi mega ticaret anlaşmalarının sonunun geldiğini gösteriyor. 2017 yılı, ABD’ye ihracat yapmak isteyen şirketler için 2016’dan daha riskli bir yıl olacak. Euler Hermes, 2017 yılında odaklanılması gereken ana konunun reflasyon olduğuna dikkat çekti. Reflasyona geçiş için ihtiyaç duyulan itici güçler faiz oranlarının yeterince uzun süre düşük seyretmesi olabilir. Bunun iki anlamı var: Birincisi, ABD’nin tahvil piyasasında faiz olacak; ikincisi ise gelişmekte olan pazarların eski gücüne kavuşması zor olacak. Örneğin, para birimlerinde değer kaybı görüldü. Çünkü FED faiz oranlarını daha hızlı artırırsa ABD’ye daha fazla nakit giriyor olacak ve bu da yatırımcıların para kazanmasını zorlaştıracak.

Euler Hermes, farklı bölgelerden gelen çeşitli alarmları ise şu şekilde tespit etti:

• Çin: Makro politikalarda yapılan düzenlemeler ile büyümenin desteklenmesi hedefleniyor. Büyüme beklentisi ise 2016 için %6,5 ve 2017 için %6,4. Ancak yabancı ürünler için talep azalırken, negatif fiyat baskıları ve finansal stresin olacağının da göz önünde bulundurulması gerekiyor.
• Avrupa: Politika karışımının daha iyi olması sayesinde büyümenin istikrarlı seyrederek %1,6 seviyesinde olması bekleniyor. Avrupa Merkez Bankası’nın (AMB) Parasal Genişleme programı, Avrupa’nın en büyük emniyet kemeri ve Avrupa Komisyonu Başkanı Jean-Claude Junckner, bunu ikiye katlayarak 630 milyar Euro’ya çıkarmayı planlıyor. Bölgede, aralarında Brexit, yaklaşan
  seçimler ve çeşitli gerginliklerin de bulunduğu politik belirsizlikler var.
• Gelişmekte Olan Pazarlar: Gelişmekte olan pazarlarda çeşitli vakalar görülebilir. Büyümenin 2016 yılında %3,8 ve 2017’de %4,4 şeklinde gerçekleşerek global büyümeye 2016’da 1,5 ve 2017’de 1,7 puan katkıda bulunması bekleniyor. Brezilya ve Rusya’nın ekonomik durgunluktan çıkması beklenirken, kredi daralması ve döviz kuru krizinin Meksika, Nijerya, Türkiye ve Venezuela gibi ülkeleri etkileyeceği öngörülüyor.

Dünya, aşağıdaki şekilde yavaş ancak güçlü hareket ediyor:

1. İyileşmeye rağmen, global büyüme iflasların artmasını durdurmak için fazla düşük. İflasların 2016 yılında ABD’de ve gelişmekte olan ülkelerin çoğunda artması, Batı Avrupa’da ise azalması bekleniyor. Dünya geneline bakıldığında ise iflasların 2009’daki finansal krizden bu yana ilk kez artacağı öngörülüyor. 2015’in ve 2016’nın ilk yarısı karşılaştırıldığında global iflasların sayı olarak artmadığı görülüyor ancak miktar olarak artış gerçekleşiyor. Ödeme vadelerinde de global olarak iyileşme kaydedilmiyor. Her dört şirketten biri ödemesini üç ay sonra alabiliyor.
2. Emtia fiyatlarının düşük seyretmesi bekleniyor ancak bunun 2017’deki global büyümeye etkisinin olmayacağı öngörülüyor. Emtia ihracatçıları söz konusu olduğunda ekonomik görünümün yavaş yavaş istikrar kazanacağı ancak düzelme sürecinin iki yıl sürebileceği görülüyor.
3. 2016-2017’de global ticaret büyümesi kriz öncesi ortalamanın (%7) çok altında seyredecek. Bunun arkasındaki temel nedenler arasında taleple ilgili şoklar (Brezilya ve Rusya’daki krizlerin devam etmesi), talepte yapısal düzenlemelerin yapılıyor olması (Çin’deki yeniden dengelenme, ABD’deki enerji otonomisi), ABD’nin para politikasında sıkılaştırmaya gitmesinin para birimlerinin değer kaybetmesine neden olma ihtimali, ithalat maliyetlerinin artması ve korumacılık yer alıyor.

Euler Hermes Baş Ekonomisti Ludovic Subran, dünya genelinde hem mal, hem de hizmet ticaretinde 2016’nın ilk yarısında 350’nin üzerinde korumacı önlem alındığını vurgulayarak, “Bunlara ek olarak, seçim takvimlerinin bazı politik ve sosyal sıcak noktalar ile bir araya gelmesi 2017 yılının sonuna kadar sallantılı zamanlar geçirilmesine neden olacak.” dedi. Subran, sözlerini şöyle sürdürdü: “Mali destek, yer altında büyüyen ve orada akan lav gibi. Lav iyi bir şey çünkü çatlakları destekliyor ancak bazen de petrol fiyatları ve balonlardaki gibi ani patlamalara neden olabiliyor. Temel global bölgeler, tektonik plakalar gibi: yavaş hareket ediyorlar ancak birbirleri arasında sürtüşme oluşturabilirler.”
 
 
Ekonomik Görünüm Raporu: Ticari Güç Zayıflıyor
Euler Hermes olarak, “Ticaret Savaşları: Güç, Zayıflıyor” başlıklı aylık raporumuzu yayınladık. Herkesin kalbinde taht kuran, ünlü Yıldız Savaşları filmlerine gönderme yapan raporumuzu, her şirketin güvenli ticaret yapması gerektiğine dair bir hatırlatma olarak görüyoruz. Euler Hermes Baş Ekonomisti Ludovic Subran’ın yakıştırmasına göre, “Yoda’nın da dediği gibi, ‘Yap. Ya da yapma. (Ticarette) denemek diye bir şey yok.’”

“Ticaret Savaşları: Güç, Zayıflıyor” raporumuza göre, Çin’in hız kaybetmesi, ABD ve ana gelişmekte olan pazarlardaki durgunluk gibi nedenlerle ticaret son birkaç yılda hayal kırıklığına uğratan bir performans gösterdi. Daha da önemlisi, ticaret hacmindeki büyümenin yıllık ortalama %4’ün altında kalacağı ve ticaretin bir daha eskisi gibi büyümeyeceği öngörülüyor. Neden? Üç temel dönüşüm nedeniyle: (i) dünyanın dört bir yanındaki tüketiciler mal yerine hizmet (ve deneyim) talep ediyor; (ii) ticaret finansmanı daha karmaşık ve maliyetli (ödeme vadelerinin uzaması, döviz riski, kredi koşullarında eşitsizlik); (iii) politik risk ve korumacılık yükselmeye devam ediyor (yılda 700’ün üzerinde korumacı ölçü alınıyor).

Peki şimdi ne olacak? Bu, globalleşmenin sonu mu olacak? Tabii ki de hayır. Peki bu globalleşmeyi yeniden düşünmemiz gerektiği anlamına mı geliyor? Evet. Bir zamanlar her derde deva olarak görülen ve pek çok merkantilist ülkenin (Çin, Almanya, Kanada) hedefi olan globalleşmenin daha kapsayıcı ve güven odaklı olması için gelişmesi gerekiyor. Aynı zamanda politika yapıcılar ve CEO’lar tarafından da farklı ele alınması lazım. Kamu sektörü ve özel sektörler yeni ticaret paradigmasına uyum sağlamakta güçlük çekiyorlar. Mega ticaret anlaşmalarının fiyaskoya dönüşmesini de bu açıklıyor (örn., Avrupa ve ABD arasındaki TTIP).
  Aslında, global ticaretin önünde engel teşkil eden unsurlar, globalleşme yolunda daha küçük – ve daha çevik – ülkeler ve şirketler için fırsatlar getirebilir. Kabarık dalgalarda seyreden bir kano gibi, daha genç bir şirket veya daha küçük bir şirket türbülans olduğunda Titanik’ten daha başarılı olabilir. Bunun örnekleri Singapur’dan Dubai’ye, İsrail’den Fas’a uzanıyor. Öncelikle, ticaretin dijitalleşmesi ve hizmetleştirme, şirketlerin hemen çok uluslu olmasına (ancak mikro çok uluslu şirketler şeklinde), maliyetli fiziksel operasyonlarla kendi bölgeleriyle kısıtlanmamalarına yardımcı oluyor. Diğer yandan, sınırlar arası Birleşme ve Satın Alma anlaşmalarını teşvik eden, hızlı hareket eden likidite, şirketlerin diğerlerini satın alarak uluslararası olmalarına, bu sayede etkilerini, markalarını ve ayak izlerini genişletmelerine yol açıyor. Bu, uygun bir üretim tabanı olmadan da gerçekleşti. Son olarak, ülkeler arasındaki başkaldırma, bölgesel engellerin ve ittifakların yeniden keşfedilmesini ve ilgi alanlarının birbirine paralel olmasını sağlayacak. Bu, özellikle daha küçük ülkelerin ve şirketlerin etki alanlarını yurt dışında yavaş ancak emin bir şekilde genişletmeleri açısından önemli.

Emtia ‘tehlikesi,’ Avrupalı ihracat Jedi’larının dönüşü, ticaretin neden eskisi gibi olmayacağı, talep Stormtrooper’ları, finansal Balkanlaşma, politik risk, korumacılık, hizmetleştirme ve dijitalleştirme gibi başlıkların yer aldığı raporumuzun tamamını http://www.eulerhermes.com.tr/tr/ekonomik-arastirmalar/Pages/default.aspx adresinden indirebilir, raporu özetleyen videomuzu http://www.eulerhermes.com.tr/ adresinde izleyebilirsiniz.
2017’de politik dürtmeler, daha fazla korumacılık ve kurumsal yatırımlar için daha fazla belirsizlik bekleniyor
Aralık ayına girerken, 2016’daki ekonomik trendleri değerlendirerek 2017’ye yönelik öngörülerimizi paylaştık. 2016’da büyümenin %2,4 ile şimdiye kadarki en düşük seviyede gerçekleşmesini, 2017’de ise 7’nci kez üst üste %3’ün altında seyretmesini bekliyoruz. Hem yerelde, hem de yurt dışı ticaret söz konusu olduğunda düşük fiyatlar nominal büyüme, cirolar ve ticaret üzerinde ağırlık oluşturuyor. 2016 yılında iflasların 2009 yılındaki finansal krizden bu yana ilk kez artış kaydetmesi bekleniyor. Diğer yandan, 2016 yılında global ticaret hacimlerinin %2,1 artış kaydetmesi bekleniyordu ancak 2015’e göre %2 daralma gerçekleşti. 2017 için global ticaret büyüme öngörümüz ise yalnızca %3,1.

2017’ye yönelik diğer öngörülerimiz ise şöyle:

• Fransa, Almanya, Hollanda ve ABD’nin de aralarında bulunduğu pek çok ülkede gerçekleşen seçimlerle birlikte ülkeleri temsil eden yüzler
  de değişiyor. Büyümeyi desteklemeye yönelik yeni mali canlandırma ölçüleri, dengesiz para politikaları ve daha güçlü endüstriyel politikalar pek çok şirket için kuralların değişmesine neden olabilir. Pasif ülkeler ise daha fazla sermaye kaçışı ile karşı karşıya kalabilir
• 2017 yılında global ticaret uzun süreli ortalamasının altında seyredecek (%4’ün altında). Bunun nedenleri arasında talep şokları, taleple ilgili yapısal düzenlemelerin gerçekleştirilmesi, ABD para politikasındaki sıkılaşma, artan ithalat fiyatları ve giderek büyüyen soyutlaşma trendi yer alacak.
• 2016’da özel yatırımlarda kaydedilen geri dönüş, tehlikede olabilir. Şirketler, kısa vadeli zorluklar ve uzun vadeli testlerle karşı karşıya kalacak. Hem borçlar, hem de nakit birikiyor ve bu da mevcut zenginlik ile Çin’den ABD’ye kadar, pek çok “zengin ölmeyi” tercih eden şirket arasındaki farkı büyütüyor.
 






This email was sent to <<Email Adresi>>
why did I get this?    unsubscribe from this list    update subscription preferences
Euler Hermes · istanbul · istanbul 34394 · Turkey